alışveriş yapmak

v. do shopping, truck, market, buy into
* * *
shop

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • alışveriş yapmak — alım satım işini gerçekleştirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alışveriş — is., tic. 1) Alım satım işlemi, muamele 2) mec. İlişki, münasebet O bir defa bile görmemişti bu adamı. Bir alışverişi yoktu onunla. T. Buğra Birleşik Sözler alışveriş sigortası pazarlıklı alışveriş düşünce alışverişi Atasözü, Deyim ve Birleşik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aksuata — alışveriş yapmak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • pâzâr — (F.) [ رازﺎﺑ ] 1. çarşı, pazar. 2. alışveriş. ♦ pazar eylemek alışveriş yapmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • hacet görmek — 1) gerekli bulmak, gerekli saymak Kendi kuvvetlerini ve yiğitliklerini söylemeye, vaka ile tespit etmeye hacet görmüyorlar. H. E. Adıvar 2) tuvalete gitmek 3) alışveriş yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • masraf görmek — alışveriş veya ödeme işlerini yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • — is. 1) Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık 2) Bir değer yaratan emek 3) Birinden istenen hizmet veya birine verilen… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kulis — is., tiy., Fr. coulisse 1) Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm Sahneye girişlerinde kuliste sırasını bekliyorlardı. N. Cumalı 2) ekon. Borsa dışında alışveriş yeri 3) Bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.